Diş Hekimliğinden Korkan Hastaların Tedavisi

 

Hastalarımızın, biz dişhekimlerinden korku ya da kaygı duyması sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Çoğu vakada, ilk randevudan sonra bu kaygıyı ortadan kaldırsak da bazı ısrarlı durumlarla da karşılaşmaktayız.

İşte bu durumu yaşayan hastalarımız için ‘bilinçli sedasyon’ dediğimiz, diş tedavisini daha kolay kabullenme tekniğini kullanabilmekteyiz.

Kısaca özetlemek gerekirse, tedavi için dişhekimi koltuğuna oturduğunuzda, anestezi uzmanı doktorumuz size bir ilaç uygulamaktadır. Bu ilacın etkisi ile uykulu bir duruma geçilmekte. Ağrı duyunuz azalmakta ve umursamaz bir tavır almaktasınız. Ancak bu durumda dahi tedavi sırasında dişhekiminin sizden istediklerini yapmaktasınız. Yani tedavinizin yapılmasına engel bir durum ortaya çıkmamakta.

Sedasyon uyguladığımız hastalarımızın çoğu işlemden 10-15 dakika sonra kendine gelmekte ve işleme ait birşey hatırlamamaktadır.

Güvenilirlik açısından bakıldığında, sedasyon işlemi, anestezi uzmanı bir hekim tarafından verildiğinde, oldukça güvenlidir. Ancak bazı sağlık durumları ve hamilelik, sedasyon verilmesini engelleyebilir ki bunu zaten muayeneniz sırasında size bildiririz.

SEDASYON’DAN KİMLER FAYDALANABİLİRLER ?


Bu tedavi şekli

a)    İğne fobisi olan kişilerde
b)    Diş tedavisine ait hiçbirşey hatırlamak istemeyenlerde
c)    Ağızdan verilen benzer ilaçlarla istenilen düzeyde rahatlatılamayan hastalarda
d)    Dişhekimliği işlemleri sırasında aşırı derecede midesi bulanan hastalarda rahatlıkla kullanılır.


SEDASYON SONRASI DİKKAT EDİLECEKLER NELERDİR ?

a)    Eve rahat gidebilmeniz için size birisi eşlik etmelidir.
b)    Tam olarak ayılıncaya kadar dikkat gerektiren işlemler, araba kullanmak ya da işe gitmek doğru değildir.
c)    Çok fazla yemek yenmemelidir.
d)    Alkol alınmamalıdır.


 

Metal Desteksiz Köprü ve Kron Uygulamaları

 

Dişhekimliği uygulamaları doğası gereği mutlak estetik olmalıdır. Özellikle kron köprü protezleri (kaplama) estetiğin üst düzeyde ihtiyaç duyulduğu işlemlerdir.

Bu yönde yapılan çalışmalar estetiği sağlamanın ilk şartının dişin kendi dokusuna ve ışık geçirgenliğine yakın malzemelerin kullanılmasının gerekliliğidir. Bu nedenle bilim adamları metal kullanılmayan porselenlerin geliştirilmesina ağırlık vermişlerdir. Ancak metal ile desteklenmeyen porselen aşırı kırılgandır ve ağız kuvvetlerine dayanamaz.  Dayanıklılığı arttırma da gelinen son nokta diş renginde ve dişe benzer ışık geçirgenliğinde zirkonyum maddesinin kullanılmasıdır.
  
Zirkonyum altyapılar değişik yöntemler ile üretilebilirler. Ancak günümüz için bunlardan en gelişmişi ‘Procera’ cihazıdır. Basitçe anlatacak olursak bilgisayar yardımı ile ağzınızın durumunun taranarak bilgisayara aktarılması ve size özel zirkonyum alt yapının bilgisayar tarafından oluşturulmasıdır diye tanımlayabiliriz.

Diğer zirkonyum sistemleri ile karşılaştırıldığında, Procera, sisteminin sunduğu avantajlar şöyle sıralanabilir :

a) Fabrikasyon sistemle üretildiğinden, insan hatalarının ortadan kalkması
b) Hazır ve ideal şartlarda hazırlanmış bir zirkonyum blok kazınarak şekillendirildiği için yüksek kırılma direnci
c) Bilgisayar kontrolü ile çok hassas olarak üretildiğinden dişlerinize tam uyum ve buna bağlı olarak, ileride, çürük oluşumunun azalması
d) İsveç’teki üretici firmanın oluşabilecek problemlerde tam garanti vermesi
e) Kron (kaplama) ile dişeti arasında zaman içinde gri renklenme olmaması
f) Doğal diş ile aynı rengin yakalanması
g) Biyolojik olarak uyumlu olması


İşte tüm bu gerekçeleri gözönüne alarak kliniğimizde Procera metal desteksiz porselen sistemini siz hastalarımıza sunmaktayız.

Procera ile ilgili daha detaylı bilgi için http://www1.nobelbiocare.com/en/esthetic-solutions adresini inceleyebilirsiniz.
 

Bilinçli Sedasyon

 

Hastalarımızın, biz dişhekimlerinden korku ya da kaygı duyması sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Çoğu vakada, ilk randevudan sonra bu kaygıyı ortadan kaldırsak da bazı ısrarlı durumlarla da karşılaşmaktayız.

İşte bu durumu yaşayan hastalarımız için ‘bilinçli sedasyon’ dediğimiz, diş tedavisini daha kolay kabullenme tekniğini kullanabilmekteyiz.

Kısaca özetlemek gerekirse, tedavi için dişhekimi koltuğuna oturduğunuzda, anestezi uzmanı doktorumuz size bir ilaç uygulamaktadır. Bu ilacın etkisi ile uykulu bir duruma geçilmekte. Ağrı duyunuz azalmakta ve umursamaz bir tavır almaktasınız. Ancak bu durumda dahi tedavi sırasında dişhekiminin sizden istediklerini yapmaktasınız. Yani tedavinizin yapılmasına engel bir durum ortaya çıkmamakta.

Sedasyon uyguladığımız hastalarımızın çoğu işlemden 10-15 dakika sonra kendine gelmekte ve işleme ait birşey hatırlamamaktadır.

Güvenilirlik açısından bakıldığında, sedasyon işlemi, anestezi uzmanı bir hekim tarafından verildiğinde, oldukça güvenlidir. Ancak bazı sağlık durumları ve hamilelik, sedasyon verilmesini engelleyebilir ki bunu zaten muayeneniz sırasında size bildiririz.

SEDASYON’DAN KİMLER FAYDALANABİLİRLER ?


Bu tedavi şekli

a)    İğne fobisi olan kişilerde
b)    Diş tedavisine ait hiçbirşey hatırlamak istemeyenlerde
c)    Ağızdan verilen benzer ilaçlarla istenilen düzeyde rahatlatılamayan hastalarda
d)    Dişhekimliği işlemleri sırasında aşırı derecede midesi bulanan hastalarda rahatlıkla kullanılır.


SEDASYON SONRASI DİKKAT EDİLECEKLER NELERDİR ?

a)    Eve rahat gidebilmeniz için size birisi eşlik etmelidir.
b)    Tam olarak ayılıncaya kadar dikkat gerektiren işlemler, araba kullanmak ya da işe gitmek doğru değildir.
c)    Çok fazla yemek yenmemelidir.
d)    Alkol alınmamalıdır.


 

Zirkonyum Köprü ( Procera )

 

Dişhekimliği uygulamaları doğası gereği mutlak estetik olmalıdır. Özellikle kron köprü protezleri (kaplama) estetiğin üst düzeyde ihtiyaç duyulduğu işlemlerdir.

Bu yönde yapılan çalışmalar estetiği sağlamanın ilk şartının dişin kendi dokusuna ve ışık geçirgenliğine yakın malzemelerin kullanılmasının gerekliliğidir. Bu nedenle bilim adamları metal kullanılmayan porselenlerin geliştirilmesina ağırlık vermişlerdir. Ancak metal ile desteklenmeyen porselen aşırı kırılgandır ve ağız kuvvetlerine dayanamaz.  Dayanıklılığı arttırma da gelinen son nokta diş renginde ve dişe benzer ışık geçirgenliğinde zirkonyum maddesinin kullanılmasıdır.
  
Zirkonyum altyapılar değişik yöntemler ile üretilebilirler. Ancak günümüz için bunlardan en gelişmişi ‘Procera’ cihazıdır. Basitçe anlatacak olursak bilgisayar yardımı ile ağzınızın durumunun taranarak bilgisayara aktarılması ve size özel zirkonyum alt yapının bilgisayar tarafından oluşturulmasıdır diye tanımlayabiliriz.

Diğer zirkonyum sistemleri ile karşılaştırıldığında, Procera, sisteminin sunduğu avantajlar şöyle sıralanabilir :

a) Fabrikasyon sistemle üretildiğinden, insan hatalarının ortadan kalkması
b) Hazır ve ideal şartlarda hazırlanmış bir zirkonyum blok kazınarak şekillendirildiği için yüksek kırılma direnci
c) Bilgisayar kontrolü ile çok hassas olarak üretildiğinden dişlerinize tam uyum ve buna bağlı olarak, ileride, çürük oluşumunun azalması
d) İsveç’teki üretici firmanın oluşabilecek problemlerde tam garanti vermesi
e) Kron (kaplama) ile dişeti arasında zaman içinde gri renklenme olmaması
f) Doğal diş ile aynı rengin yakalanması
g) Biyolojik olarak uyumlu olması


İşte tüm bu gerekçeleri gözönüne alarak kliniğimizde Procera metal desteksiz porselen sistemini siz hastalarımıza sunmaktayız.

Procera ile ilgili daha detaylı bilgi için http://www1.nobelbiocare.com/en/esthetic-solutions adresini inceleyebilirsiniz.
 

Çürük ve Kanal Tedavileri
hazırlanıyor...
Çene Yüz Protezleri ( Maxillo Facial Protezler)
hazırlanıyor...
Çarpık Dişlerin Düzenlenmesi ( Ortodonti )

 

Ortodontik Tedavi İhtiyacı Olan Bir HastaDüzgün Dişler İçin Ortodontik Tedavi
İnsanın içini ısıtan güzel bir gülüşün sırrı dişlerde saklıdır. Bunun önemini bilen pekçok kişi dişlerindeki bozuklukları düzeltmede protetik yaklaşımlara başvurmaktadır. oysa doğal dişlerinizi koruyarak da güzel bir gülüşe sahip olabilirsiniz. Diş hekimliğinin son yıllarda geliştirdiği yöntemler sayesinde inci gibi dişler sizi bekliyor. Diş hekimliğinin bir uzmanlık dalı olan ortodonti, diş, çene ve yüz kompleksini normal yapı ve gelişim, anomaliler ve anomalilerin tedavisi yönünden ele alan bilim dalıdır. Önceleri estetik amaçla işe başlanmış zaman içerisinde sınırları genişletilip, bugünkü konumuna ulaşılmıştır. Günümüzde ortodontinin hitab ettiği kitle oldukça genişlemiş ve uygulama alanı da aynı oranda artmıştır. Son yıllarda yapılan araştırmaların sonuçlarına göre tüm dünyada koruyucu diş hekimliğinin önem kazanması, daha bilinçli bir kitle yaratmış ve diş çürüğü vakalarında gözle görülür bir azalma meydana gelmiştir, buna bağlı olarak da katılım, gelişim yetersizlikleri, çeşitli yanlış alışkanlıklar (parmak emme, uzun süre yalancı meme ve biberon kullanma, dudak ısırma) gibi faktörler sebebiyle oluşan rahatsızlıklar sonucu ortodontiye duyulan ilgi de artmıştır.

Ortodontinin sınırları
Süt dişlenme dönemi olarak adlandırılan okul öncesi yıllarda parmak emme, dudak yeme, ağıza yabancı cisim sokma gibi alışkanlıklara bağlı olarak ortaya çıkan sorunların mümkün olduğu kadar azaltılmasına yönelik uygulamalardır. Bu alışkanlıklar süt dişlenme döneminde ortadan kaldırılırsa iskelet yapıda kalıcı bir bozukluk oluşmadan iyileşme sağlanır. Bunun içinde birtakım ağız içi veya ağız dışı aygıtlardan yararlanılır.

Karışık dişlenme dönemidir. Bu dönem ilkokul çağı çocuklarını kapsar, ağızda hem daimi hem de süt dişlerinin bulunduğu dönemdir. bu dönemde zamanından önce veya sonra süt dişlerinin kaybedilmesi alttan gelen daimi dişlere rehberlik edememesi sonucunda birtakım çene içinde yer darlığı problemleri oluşabilir. Oluşan çapraşıklığın giderilmesi ortodontinin ilgi alanına girer. Yine bu dönemde başlayıp ergenlik çağının sonuna kadar devam eden çeneler arası uyumsuzlukların giderilmesi de ortodontinin konusudur.

  • Daimi dişlenme döneminde diş dizlerindeki bozukluklar diş çekimi yapılarak veya yapılmadan sabit veya hareketli aygıtlarla düzeltilebilir.
  • Diş eti hastalıklarına bağlı olarak meydana gelen diş düzensizlikleri veya diş kaybına bağlı olarak meydana gelen düzensizliklerin tedavileri de ortodontinin konusudur.

Yaş sorun mudur?
Dişsel düzeltmelerde yaş sorun değildir. Hasta kaç yaşında olursa olsun tedavi mümkündür. Eğer bireyin kemik yapısında bir düzensizlik söz konusu ise (iskeletsel) yaş önemlidir. Bu durumda fonksiyonel tedaviye gereksinim vardır ki bu tedavi de ergenlik çağına kadar olan sürede yapılır.
 

Diş Rengini Beyazlatma ( Bleaching )

 

Ağartma dişlerin yapısında bulunan boya ve renklenmeleri uzaklaştırma işlemidir. Bu işlem peroksit içeren özel ilaçlar ile yapılmaktadır. 2 değişik ağartma yöntemi vardır. Bunlardan ilki ev ağartması denilen yöntemdir ki anahatları aşağıda belirtilmiştir:

Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması
Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalibın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı ağartılacak dişlerin üstüne günde en az 6-8 saat takması (tercihen uykuda)
Tedavinin ortalama 1-4 hafta içinde sonlandırılması

İkinci yöntem ise muayenehane'de hekim tarafından yapılan ağartmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:

  • Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.
  • İlgili dişin üzerine beyaz renkli dolgu yapılırken kullanılan ışık kaynağı (çogu hasta bunun lazer cihazı olduğunu zanneder) belli bir süre tutulur.
  • İlaç yıkanır yıkanmaz dişin renginin ağarmıs oldugu görülür.


Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istenmesine ve tabii ki bu işlem için hastanın ayırabileceği tedavi ücretine bağlıdır.

Bazı insanların dişleri neden daha koyu sarı ya da gri renklidir?
Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir.

Herkes diş rengini beyazlatabilir mi?
Neredeyse herkes bu ağartma tedavisinden faydalanabilir. Ancak yaklaşik %10 gibi bir hasta grubunda başarı elde edilemeyebilir. Bu nedenle ağartma hizmeti veren bir diş hekiminin fikrini almak gerekir.

Ağartma tedavisi zararsız mıdır?
Evde uygulanan ağartma tedavisinde, %10 konsantrasyona sahip 'karbamid peroksit' in hiçbir kalıcı zarara yol açmadığı degişik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Ancak daha yüksek konsantrasyonlar dikkatle kullanılmalıdır. Ancak hamile ya da emziren anneler ile çok genç hasta grupları üzerinde yeterli çalışma olmadığından bu sınıfa giren hastalara ağartma tedavisi kliniğimizde uygulanmaz.

Dişlerim beyazladıktan sonra eski haline geri döner mi?
Hastaların %70'i geri dönüş gözlemlememektedir. Ancak değişim gözlediğini söyleyen %30'luk bir grup 1-2 sene de bir defa yalnızca bir gece uygulama yaparak gene tedavi sonrası ortaya çıkan beyazlıgı yakalamaktadırlar.

Özetle bu tedavinin basarılı olması için neler önemlidir?

  • Kullanılan ilacın markası ve içerigi
  • Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız
  • İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi


Tedavi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacagım?
Eğer sigara içiyorsaniz lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli) Tedavi'nin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soguk sicak hassasiyeti.
 

Dişeti Rahatsızlıklarının Tedavisi ( Periodontoloji )

 

Dişetinizin sağlığı öncelikle onun görünümü ile belirlenir. Açık pembe renkli, kurutulmuş durumdayken mat ve kanamayan dişeti genellikle sağlıklı diye kabul edilir.

Toplumumuzda en sık görülen rahatsızlıklardan birisi dişeti hastalığıdır. Bu hastalığın ortaya çıkmasının en önemli nedeni yeterli ve doğru diş fırçalaması yapılmamasıdır. Günde en az iki kere, düzenli olarak dişler üzerindeki birikintiler, fırçalanarak uzaklaştırılmaz ise,  dişeti rahatsızlığı ile karşılaşılır. Bu birikintiler zaman içinde kireçlenerek diştaşlarının (calculus) oluşmasına da neden olur.
 
Diş eti iltihabı (gingivitis) tedavi edilmediği takdirde, ilerler ve dişleri saran kemiğinin erimesine (periodontitis), dolayısı ile de sağlam dişlerin sallanarak kaybedilmesine neden olur. 

Dişetlerinizde şişme, kızarma, kanama, diş eti çekilmesi, ağız kokusu gibi şikayetleriniz varsa şüphelenmeniz gereken ilk durum dişeti iltihabı (periodontitis) ya da eskilerin deyimi ile piyore dir. Bu durumda mutlaka bir diş hekimine başvurulmalıdır. 

Tedavinin ilk aşaması hekim tarafından diştaşlarının ve plağın uzaklaştırılması, gerekli ise antibiyotik ve gargaraların kullanılması ve hastalara düzenli ve doğru teknikle diş fırçalama alışkanlığının kazandırılmasıdır. 

Günümüzde, dişeti rahatsızlıkları geçmişe oranla ameliyatsız tedavi edilmeye çalışılmaktadır. Ancak bazı özel durumlarda küçük operasyonlar kaçınılmaz olabilmektedir. 

Dişeti rahatsızlıklarının tedavisi nin başarısı, hastaların fırçalama teknik ve isteklerine direk olarak bağlı olduğundan, dişeti rahatsızlığı tedavi edilen hastalarımızın duzenli olarak 4-6 ayda bir kontrolden geçmesi klinik protokolümüzdür. 
 
 

DİŞETİ HASTALIĞI ÜSTÜNE BİLMENİZ GEREKENLER:

Dişeti iltihabı (piyore) nedir?
Periodontitis ya da halk arasında bilinen adı ile 'piyore' dişleri saran kemik ve dişeti dokularinin iltihabıdır. Dişler ağız içinde görebildiğimiz kron kısmı ve çene içine gömülmüş 'kök'ten oluşmuştur. Kökler kemik için de ince lifler yardımı ile tutunmaktadır. Bunun yanında çene kemiğinin iç yüzünü saran pembe dişeti'de dişin boyun kısmına yapışır. Dişeti iltihabı sadece gözle görülen dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyeceğinden kontrol altına alınmayan bir dişeti rahatsizlıgı sonuçta çürüksüz dişlerin sallanmasına ve çekilmesine neden olacaktır.


Dişeti iltihabı nasıl baslar?
'Dental plak' da denilen mikrop tabakasının dişler üzerinde birikmesine izin verilirse bu tabaka içinde yaşayan bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine 'gingivitis' denir. Gingivitis aşamasi Resim 1'de görüldüğü gibi hafif kızarıklıkla kendini belli edebileceği gibi görüntü olarak daha hafifte olabilir.


Dental plak nedir?
'Dental plak' dişler üzerinde düzenli olarak biriken mikrop tabakasıdır. Bu tabaka istenmeyen 2 şeyi oluşturur.

  • Diş çürüğü
  • Dişeti hastalığı 


Dental plak yumuşak ve renksizdir. Bu nedenle belli bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir.

Sağlıklı dişeti nasıl görünür?
Saglıklı dişeti pembe ve dişleri sıkıca sarar durumdadır. Kurutulduğunda yüzeyi mat ve portakal kabuğu görünümlüdür.

İltihaplı dişeti'nin görünümü nasıldır?
İltihaplı dişeti kırmızı ve / veya sis görünümündedir. Fırçalarken kanayabilir.

Dişeti hastalıklarına sık rastlanılır mı?
Evet diş çürüğünden daha sık. Neredeyse tüm erişkinler bir dereceye kadar bu hastalıktan etkilenir ve birçok vak'a da hiç çürüğü olmayan dişler sadece sallandıkları için çekilirler.

Dişeti iltihabının belirtileri nelerdir?
Dişeti rahatsızlıkları bazen fark edilemeden çok ilerlemiş olabilir. Bununla birlikte aşağıdaki belirtilerin bir ya da birkaçının birarada gözlenmesi dişeti rahatsızlığı olasılığını akla getirmektedir.

  • Kırmızı ve sis dişetleri
  • Dişeti kanaması (diş fırçalarken ya da kendiliğinden) 
  • Ağızda tat bozukluğu
  • Ağiz kokusu
  • Dişetlerinin çekilerek diş kökünün açığa çıkması
  • Sallanan dişler
  • Zamanla eğilen ya da çarpıklaşan dişler
  • Dişlerin aralanması


  

Dişeti iltihabı tedavi edilebilir mi?
Evet. Ancak tedavi iltihabın ne derece ilerlediğine bağlıdır. Sadece 'gingivitis' safhasında (erken safhada)yapılan tedavi yüksek başarı sağlar. Tedavi süresince, diş hekiminiz dişlerinizi diş taşından arındırıp diş fırçalama tekniğinizi en iyi hale getirecektir. Bundan sonraki sorumluluk size düşmektedir. Usulüne uygun yaptığınız temizlik, dişetlerini, pembe ve sağlıklı görüntüsüne kavuşturacaktır. Ancak tedavi'ye en kısa sürede başlanması şarttır.

Ağızdaki tüm dişler iltihaptan eşit olarak etkilenir mi?
Hayır. Temiz tutulabilen dişlerin etrafında dişeti rahatsızlığı görülmez. Hastalık, genellikle temizlenmesi zor olan arka dişler ve diş aralarında gözlenir.

Dişeti iltihabı nasıl yayılır?
Zaman içinde diş yüzeyine tutunan dental plak dişeti seviyesinin altına uzanır ve iltihabı olayı yayar. Bu durum genellikle çok yavaş ilerler ve dişe destek olan kemiğin harabiyeti ile birlikte diş ile dişeti arasında, normalde çok sığ olması (1-2 mm.) gereken bir boşluk oluşumuna neden olur. Bu 'periodontal cep' İltihabın yayılması ile daha da derinleşir.

İşte 'periodontitis' dişeti hastalıgının bu dönemine verilen addır. Yıkıma uğrayan kemik miktarı arttıkça dişler artan oranda sallanmaya başlar. Dişeti ceplerinin derinleşmesi çogu zaman beraberinde dişeti apselerinin oluşumuna neden olur. Bazı durumlarda da kemiğin erimesini takiben dişeti çekilir ve kökler görünecek şekilde ortaya çıkar. İltihabın bu derece ilerlemesi genelde ağrısız oldugu için hasta, olayın farkında olmayabilir.

İlerlemiş diseti hastalığı (periodontitis) tedavisi nasil yapilir?
Tedavi size uygun diş firçalama ve dişipi kullanma tekniklerinin öğretilmesi ile başlar. Daha sonra ki basamak ise doktorunuz tarafından dişleriniz üzerindeki diştaşı ve 'dental plak'ın ve tüm eklentilerin temizlenmesidir. Bu işlem genellikle birkaç randevu gerektirir. Dişetinin üzerinde kalan alanların temizliğinin yanısıra dişetinin altında yani cep içerisinde sizing görmediğiniz alanlar doktorunuz tarafından temizlenir bu işleme “küretaj” denilir.Bazı vakalarda dişeti cerrahisi ile tedavinin son aşaması tamamlanır.Tedaviniz bittikten sonra, üzerinize düşen diş ve ağız temizliğini yaparsanız dişetlerindeki kırmızılık ve sisliğin ortadan kalktıgını ve sallanan dişlerinizin çene kemiğinize daha iyi tutundugunu izleyebilirsiniz. Bazı ileri durumlarda ameliyat olmanız doktorunuz tarafından önerilebilir. Böyle bir öneri ile karşılaştıysanız detaylı bilgi almak için lütfen dişeti uzmanımız ile görüşünüz.

Dişeti ameliyatından sonra neler beklemeliyim?
Dişeti ameliyatları ve diştaşı temizliği işleminden sonra dişeti iyileşmesinin doğal sonucu olarak dişetleri bir miktar küçülürler. İşte bu nedenle bazi vak'alarda dişler uzamış gibi görünür. Tedavi öncesi hastalık ne kadar ileri ise bu küçülme miktarı o kadar fazladır. Bu durum hastaları sadece estetik olarak değil sıcak-soğuk hassasiyeti şeklinde de rahatsız eder. Bu hassasiyet zamanla kendiliğinden azalabileceği gibi yüksek flourür içeren diş macunlarının kullanılması ile de ortadan kaldırılabılır. Dişeti ameliyatlarından sonra dişler eskisine göre daha fazla sallanma gösterebilirler ancak bu 2-3 ay içinde tamamen ortadan kalkar.

Dişeti hastalığının tek sebebi 'dental plak' mıdır?
Hem evet, hem hayır. Bazi insanlarin vücut savunma mekanızması çok gelişmiştir ve dişlerini fırçalamasalar bile çok ciddi boyutta dişeti rahatsızlığına yakalanmazlar. Bazıları ise diğer her yönden çok saglıklı olsalar bile, dişeti rahatsızlığına karsı dirençleri düşüktür ve ancak çok iyi bir ağız temizliği alıskanlığı ile hastalığa karşı koyabilirler.

Dişlerimi düzenli fırçalamama rağmen neden dişeti hastalığına yakalandim?
Büyük olasılıkla fırçalamayı tam ve etkin olarak yerine getiremiyorsunuz. Çoğumuz dişler ile dişetlerinin birleştigi bölgeyi tam anlamıyla temizlemenin ne kadar zor oldugunu bilmeyiz. Bu nedenle belki de fırçalama tekniğiniz ve sürenizin bir uzman yardımı ile düzeltilmeye ihtiyacı vardır. Ayrıca diş fırçasının kıllarının dişler arasına giremeyeceği, buraların ancak diş ipi ile temizlenebileceğini hatırlamalısınız.

Tartar ile plak aynı şey midir?
Hayır. Tartar ya da bilimsel adı ile kalkülüs dental plagin değişik bir şeklidir. Tartar, tükürük içinde bulunan kalsiyum'un dental plak ile birleşip, sertleşerek dişler üzerine yapısması halidir. Tartar en sık alt ön dişlerin arka yüzeyinde birikir. Bir kez oluşması halinde tartar ancak diş hekimi ya da dişeti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından temizlenebilir. Anti-tartar özelliği olan dişmacunlari olusmuş tartarı ortadan kaldıramaz. Bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli, dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir.

UNUTMAYIN! KENDİ DİŞ VE DİŞETİ SAĞLIĞINIZI KORUMAK, DİŞ HEKİMİNİZİN OLDUĞU KADAR SİZİN DE SORUMLULUĞUNUZDUR. LÜTFEN MUCİZE BEKLEMEYİN. DİŞETİ HASTALIKLARI UZMANI DOKTORUNUZ TARAFINDAN UYGULANAN DİŞETİ TEDAVİSİNDEN SONRA, DİŞETİ VE DESTEK DOKULARINIZIN SAĞLIĞI, ANCAK SİZİN AĞIZ BAKIMINA GÖSTERDİĞİNİZ İLGİ ÖLÇÜSÜNDE BAŞARILI OLABİLİR. 

Dental Implant Uygulamaları

 

Dental implant nedir?
'Dental implant' eksik olan bir veya birkaç dişin fonksyon ve estetiğini iade etmek için çene kemiğine yerleştirilen titanyum yapılara verilen isimdir. Bu yapılar sayesinde hastalarımız doğal dişlere en yakın fonksiyona kavuşmuş olurlar.

Implant'ların çeşitleri var mıdır?
Evet. Seri kullanıma girdikten sonra değişik implant tipleri üretilmiştir. Ancak günümüzde en popüler olan implant tipi 'vida' şekilli olanlardır.

Implantlar ile tedavi güvenli ve uzun ömürlü müdür?
Güvenli bir implant ortaya çıkarmak için yapılan çalışmalar 1809'dan beri sürmektedir. Günümüzde piyasa da mükemmele çok yakın, 28 yıllık klinik takipleri bulunan implantlar olduğu gibi nisbeten yeni implant markaları da bulunmaktadır. Bu konuda daha detaylı bilgiyi diş hekiminiz size verecektir.

Implantlar her vak'a da kullanılabilir mi?
İster tek diş, isterse birden fazla diş eksikliğinde eğer implant yerleştirmeye uygun miktarda kemik varsa, her vak'a için implant kullanılabilir.

Her hastaya implant uygulanabilir mi?
Implant vidaları belirli kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant konulması öngörülen bölgede, çene kemiğinin, bu implant vidasını kabul edecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir. Varolan kemiğin kaliteside implant başarısını etkileyen faktörlerden birisidir. Ayrıca tedaviden önce ve implant ağızda kaldığı sürece dişetlerinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir. Hastanın genel sağlık durumu iyi olduğu sürece implant uygulamasını engelleyecek bir üst yaş limiti yoktur ancak kemik gelişimi tamamlanmamıs çok genç hastalara uygulanması tercih edilmeyebilir.

Implant yerleştirilirken acı duyar miyim?
Uygun anestezi yöntemlerinin uygulanması durumunda hayır. Operasyon sırasında hasta tercihine göre genel ya da lokal anestezi kullanılabilir. Genellikle implant'ın yerleştirildiği akşam duyulabilecek ağrı basit ağri kesiciler ile giderilebilir. Birçok hasta bu ağrinin normal diş çekiminden sonra duyulan ağrıdan farklı olmadığını belirtmektedir. Tedavinin problemsiz tamamlandığı vak'alar da implantların varlığını bile hissetmeyecek kadar rahat olursunuz.

Implantlar yerleştirildikten hemen sonra protezlerim takilabilir mi?
Hayır. Implant'ların kemik ile tam birleşmesini (Osteointegration) sağlamak için iyileşme dönemi olan ilk 3-6 ay boyunca implant üstüne gelen yüklerin en aza indirgenmesi gerekir. Ancak doktorunuz bu iyileşme süresinde size uygun bir geçici protez yaparak sizin fonksyonunuzu iade edecektir. Toplam tedavi süresi ne kadardır? İlk muayeneden, işiniz bitinceye kadar genellikle 12-15 ayrı randevuya gelmeniz gerekecektir. Bu randevuların süresi, yapılacak işin özelliklerine göre farklı uzunluklarda olacaktır. Tedavi alt çene için 5 ay gibi bir sürede bitirilebilirken üst çene için 8 ay kadar sürebilmektedir.

Implantların temizliği önemli midir?
Evet. Hem de çok önemlidir. Implantların ağiz içindeki yabancı cisimler olduğu düsünülürse temizliklerinin en az kendi dişleriniz kadar hatta daha da önemli oldugunu taktir edersiniz. Implantların temizlikleri belli bir öğrenme süreci gerektirse de, zor değildir. Ancak bu iş için yeterli zamanı ayırmanız gerekmektedir. Unutmamanız gereken şey, bu tip bir tedavinin başarılı olması için gerekli en önemli faktörün düzenli ağız bakımı olduğudur.

Implantlar üstüne yapılacak protezler nasıldır?
Implantlar üzerine yapılacak protezler vak'anın özelliğine göre değişik tipte olabilir. Yani bunlar kolayca temizlenmesi amacı ile hasta tarafından çıkartılabilecek şekilde olabileceği gibi ancak diş hekimi tarafından çıkartılabilecek şekilde de planlanabilir. Her iki planlamanın da avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır ve sizin için uygun olan tasarımı hekiminiz tedaviniz başlamadan önce size anlatacaktır.

Eksik her diş için 'bir' implant gerekir mi?
Hayır. Eğer eksik diş sayısı '1'den fazla ise implant uygulanacak bölgeye bağlı olarak tek bir implant 2 ya da 3 diş yerine hizmet verebilir. Implant vidası kemik ile kaynaşmaz ise (osseointegre olmaz ise) ne olur?

Doğru implant ve yöntem kullanılması durumunda böyle bir olasılık yok denecek kadar azdır. Bu tip bir başarısızlık genellikle cerrahi operasyonu takip eden ilk 6 ay içinde ortaya çıkar. Böyle bir durumda diş çekimi kadar kolay bir işlem ile implant yerinden çikartılmalıdır. Bu bölgedeki kemiğin iyileşmesini takiben yeni bir implant konulabileceği gibi, klasik tip protezlerden birisi de tercih edilebilir. Ancak, genellikle, 2'den fazla implant konulan vak'alar da arta kalan implantlar protezin de yeniden tasarlanması ile hizmet vermeye yeterli olmaktadır.

Implant tedavisi pahalı mıdır?
Maalesef, evet. Kullanılan tüm malzemenin ithal olması ve saglıklı implant üretimi için çok yüksek teknolojiye gereksinim duyulması tedavinin fıyatını belirlemektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle döviz kurlarında gözlenen artışlar da tedavinin maliyetini olumsuz etkilemektedir. Ancak kesin fiyat uzman hekimlerimizin sizi muayene edip, bu tedavi şekli için uygun bir hasta olup olmadığınızı belirlemeleri ve istediğiniz protez şekline göre değişecektir.

Implant tedavisi nerede ve nasıl elde edilebilir?
Bu tip bir tedaviye başlamadan önce yeterli ve doğru bilgi almanız, her şeyden önce, kendi sağlığınız açısından gereklidir. Bu konuda, yurtdısında doktora tezi yapmış uzmanlarımız size gereken tüm rehberliği verebilecek bilgi birikimine sahiptir. Bunun dışında diş hekimliği fakülteleri de doğru bilgilendirilebileceğiniz kuruluşlardır. Kliniğimizde çalışan tüm hekimler hastaların doğru bilgilendirilmelerinin en doğal hakları olduğuna inanmaktadır. Implant tedavisi, doğru seçilen vak'alarda ve usulüne uygun yapıldığı taktirde, hastaların yaşam kalitesini arttıran ve yüz güldüren bir tedavi yöntemidir. Bu denli başarılı bir tedavi yönteminden tüm dünya da olduğu gibi ülkemizdeki hastaların da yararlanması gerektiğine inandığımız için, implant tedavisi hakkında bilgi edinmek için yaptığınız başvurulardan herhangi bir ücret talep edilmeyecektir. Bu muayene sırasında tedavi'ye uygun bir hasta olup olmadığınızın ortaya çıkması için implant'ları yerleştirecek, üzerinin protezini yapacak ve daha sonraki periyodik dişeti bakımını üstlenecek uzman hekimlerin sizi muayene etmesi en doğru yöntemdir. Bu muayene sırasında sizden genel sağlık durumunuz hakkında bilgi alınacak ve gerekli görülürse birtakım tahlilleri yaptırmanız istenebilecektir. Bu aşama da ayrıca çeşitli röntgen incelemeleri ve ağzınızın modellerinin elde edilmesi gerekebilecektir.

Implant tedavisinde gözlenebilecek riskler nelerdir?
Ağiz içi ya da dişi tüm cerrahi işlemlerde gözlenebilecek risklerin ötesinde bir risk söz konusu değildir. Bunlar erken dönemde enfeksiyon ve allerji, protezlerin tamamlanmasından sonra ki geç dönemde ise yetersiz ağiz temizliğine bağlı iltihaplanmalar şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle erken dönem iyileşmesi sırasında sigara kullanmak enfeksiyon riskini arttırmaktadır.

Implant tedavisi hangi vak'alarda ne avantajlar sunar?

a) Alt çenede tamamen dişlerini kaybedip protez taşıyan hastalar: Bu hastalar protezin hareketine bağlı olarak sürekli ağrıdan (vuruk) ve iyi çiğneyememekten şikayetçidirler. Bu şikayet zaman içinde proteze destek olan kemik dokunun erimesi ile daha da artar hale gelir. Bu tip hastalarda implant tedavisi yukaridaki tüm şikayetleri ortadan kaldırdıgı gibi kemiğin erimesini de durdurmaktadır.

b) Üst çenede tamamen dişlerini kaybedip protez tasıyan hastalar: Üst protezler alt çene protezlerine oranla daha stabil olsalar da protezin damaği kapatan tasarımı tad alma duygusunu azaltıp mide bulantısına neden olabilmektedir.

c) Alt ya da üst çenede dişlerinin bir kısmını kaybetmiş hastalar: Bu hastaların şikayeti kancalarla tutunan protezin çirkin görüntüsü, ya da köprü yapılabilmesi için sağlam dişlerini kestirme zorunluluğu olarak sayılabilir.

d) Tek dişini kaybetmiş hastalar: Bu hastalar tek bir dişin restorasyonu için en az komşu iki dişi feda etmek zorunda olan hastalardır. Tek bir implant'ın yerleştirilmesi komşu dişleri kurtardığı gibi daha estetik ve fonksyonel sonuçların ortaya çıkmasına da neden olur.



Implant tedavisinin dezavantajları nelerdir?

  • Yüksek fiyat
  • Çok özenli ve zaman ayrılarak yapılması gereken ağız temizliği işlemi


Implant tedavisinin avantajları nelerdir?

  • Daha iyi çiğneyebilme - her istediğini yiyebilme
  • Daha iyi estetik görünüm ve korkmadan öpüşebilme
  • Özgüvenin geri kazanılması ile daha mutlu bir sosyal hayat
  • Herşeyi yiyebilmeye bağlı olarak daha sağlıklı ve dengeli beslenme


Implant muayenesinde neler yapılacak?
Bu muayene sırasında tedaviye uygun bir hasta olup olmadıgınızın ortaya çıkması için implant'ları yerleştirecek, üzerinin protezini yapacak ve daha sonraki periyodik dişeti bakımını üstlenecek uzman hekimlerin sizi muayene etmesi en doğru yöntemdir. Bu muayene sırasında sizden genel sağlık durumunuz hakkında bilgi alınacak ve gerekli görülürse birtakım tahlilleri yaptırmanız istenebilecektir. Bu aşama da ayrıca çeşitli röntgen incelemeleri ve ağzınızın modellerinin elde edilmesi gerekebilecektir.
 

Estetik Diş Hekimliği ( Laminalar )

 

Dişlerin yapısal bozukluklarının düzeltilmesi estetik diş hekimliği olarak tanımlanabilir. Ayrık dişlerin kapatılması, gülme sırasında dişetinin görünen uzunluğunun ayarlanması, koyu renkli dişlerin renginin istenilen renge döndürülmesi, keskin hatlı dişlerin konturlanması hep estetik diş hekimliğinin ilgi alanına girer. Aslında estetik diş hekimliği diye tanımlanan olay ayrı bir uzmanlık değil ama diş hekimliği uzmanlık alanlarının biribiri ile uyumlu ve doğru kullanılmasıdır.

Şekil ya da renk bozukluğu nedeni ile dişlerin tümü ile porselen kaplanması işlemi günümüzde neredeyse terkedilmiştir. Çok ileri renklenmeler, şekil bozuklukları, ayrık dişler gibi durumlarda dişlerin sadece ön yüzüne, takma tırnak gibi porselen yapıştırılması hem hastanın kendi diş dokusunun korunmasına izin verir hem de estetik bir görünüm ortaya koyar.

Sadece renk bozuklarının tedavisinde tümüyle kaplama yapmak yerine diş ağartmasını tercih etmek hem daha sağlıklı hem de daha ekonomiktir.

Bazı durumlarda tek diş eksikliği, boşluğa komşu olan dişlerin öne kaydırılması ile (ortodonti) kapatabileceği gibi yandaki sağlam dişlere hiç zarar vermeden tek bir implant yerleştirilmesi ile de tedavi edilebilir.

Bilimin her dalında olduğu gibi diş hekimliğinde de çok hızlı gelişmeler olmaktadır. Tedavi seçeneklerinizi tam olarak bilmeniz için lütfen diş hekiminize danışınız.
 

.